İçeriğe geç

Çıkıntı

Suyun gözüne asla görünmediğin için,
Dingin ölüyor merak kimya havuzlarında.
Borularda biriken günleri hemen unut.
Unut, hangi aynada ilk bakmıştın kendine.
Omuzlar arasında asılı duran başın…
Pişmandın biliyorum, fakat bu tövbe değil.

Her serinin bir ağrı kurduğu yaşa geldim.
Yağma mağduru nemli soluk çok uzaklarda.
Ümit var diye sıcak cüruf senin sayende.
Aslında kalbim bile delil sayılmaz artık.
Zorla modaya uymaz, hayran tutmaz yadlardan.
Heves etse de gevşek ağızın sohbetine.

Görülmeden bitirip anlatırsa yakışır:
Ruhsatlı günahları, günah ruhsatlarını.
Yetişemezse eyvah, sayfası kırışacak.
Kem gözler eksilecek, sahneden ışıkları.
Demirin damarından suyu çıkaran heves
Normal karşılanacak, çok normal yetişmezse.

Şimdi benden gitti ya saati sorduran şey…
Gün yoran, takvim düren ellerim yoruldu ya.
Sakin temiz suların yüzeyinde gerginlik,
Bembeyaz çiçeklerin köklerinde böcekler.
Gördüm ve ben kirlendim, gözümden başlayarak.
Kalbim kaldı sadece, ona da kefil olmam.

Sanırsın aynaların içi dışına çıktı.
Gökler ayak altında, tepmiz kara toprak.
Yıkılma yolu belli hayaller kuruyorum.
Artık sadece korku, uçurum ve uzaklık.
Mağlubum, planım yok, dilim bir kanlı yumru.
Ve katından gelecek zerre hayra muhtacım.

Kategori:Tüm Şiirler

Bu yazı yorumlara kapalı.