Salıyor simsiyah saçlarını sahraların kıyısından
Renksiz rakkaselerle dans edip sabasında
Bir bakışıyla devlet kuruyor devlet yıkıyor gözleri
Salıyor dalgalı karanlıkları üzerime ansızın
Ben ona muhtacım ama aşkım değil
Git gide azalıyorum dikenli yollarında
Sevilmek siyanürlü bir umut sarıldıkça öldürür
Ben ona muhtacım ama aşkım değil
Aşk çıplak ayaklarıyla gönül çayırlarımda
Sadece ve sadece kendisi için yürür
O bir erik ağacı
Bense dalda eriğim
O zannediyor ki aşk onun için
Oysa aşk benim çekirdeğim
Bu yazı yorumlara kapalı.