“Tohumlar da çatlarken acıyordur kesin” dediğim dosta. Biz canlı tutuyoruz inatla kabuklarımızı içinden,Kötü sözlerden sağlam direkler kuruyoruz.Şimdi burası sakin ama tehdit devam edecek.Mağlubuz çünkü, başka…
Daha İyisine Gücüm Yetmediğinden
“Tohumlar da çatlarken acıyordur kesin” dediğim dosta. Biz canlı tutuyoruz inatla kabuklarımızı içinden,Kötü sözlerden sağlam direkler kuruyoruz.Şimdi burası sakin ama tehdit devam edecek.Mağlubuz çünkü, başka…
Seni, çok geniş balkonların beyaza merakından,Ve rahatlığından, sağlam prova edilmiş türkülerin,Hatırlıyorum ve eksiliyor evlerin hatırlatan yerleri.Şu bahçeden başlayarak daralıyor gezegen.Ey, göklerin rahmeti anımsatan halleri;Ben ve…
Senin, adına yaslanıp, düz duruyor yıkılmayan.Başka da kimse yok zaten, gerisi etle, hevesi.Hangisini öğreneyim, eski defterlerim hazır.Birkaç adım daha Musa, birkaç adım daha Hızır. Bak,…
Korsan kitaplarda bile küçülmeyen hikaye benim,Kitabeler boyunca hevesle anlatılan,Deniz fenerlerinin bile heybetini küstürüp.Gereksiz uzayıp sıkışan akşamları,Komşularca yadırganan, ani bir intiharaAmansız sürükleyenBenim direği çatlamışEski kelimelerim. Hani,…
Fırsatını bulmaya hazır değildik henüz.Neleri çıkararak uykulu kundağından,Her ayna karşısında kendimizi sınadık.Her fırsatta, yeniden, yeni tasdikler içinNe cilveli deliller getirdik kuytulardan.Olursa inkar ettik, olmazsa zaten…
Nerden, ne kadar hayret getirsem yetmeyecek,Görmeye özendikçe kısa kelimelerden.Beni bunla barıştır, çok yakın duruyoruz.Birazını gördüm de tamamı yetmeyecek.Haşyetten sessizlikler yontarak dişlerimle,Mirası yıkıp seni dilime katıyorum.…
I.Beni, gece vakti battaniyeye dönenler tanır,Sırtında izleriyle sağlam askılarının,Çatılara tırmanırlar temiz gök için.Temiz suları bile tekrar tekrar yıkanmış.Uzak tavanımız gök ve yeterince yıldızlı.Solukları tutulan saniyeler…
Hazırlasın beni kış kendisine,Biriken öyküler işe yarasın.Kaç kılıktan geçtim, kararım yitik. Tam elim donarken elin yetişsin.Şu köşede uslu durup bakmalar.Yazdan sır saklayan eski gözlerin. Herkesi…
Alelade eylülün bildiğin lakırdısı…“Kulak asma” diyorlar, zaten hiç kulağım yok.Ayağımın altında nice görkemli şeyler.Biraz da takvimlerin çocuğuyum nasılsa Ben, soluyan kaygının büyük yorgunluğuyum,Biçim beni dışarda…
Ey, büyük mavi çadır, ümitlenmiş kaygıylaAdım küçük, yol uzun, niyetim dökülüyor.Kokusu dağılıyor çürüyen yerlerimin.Yoldan ve dilden çıkıp, çöle varan bekleyiş.Bahtım bana yakışsa, ben bahtıma yakışmam.…